11 Kasım 2016 Cuma

SAMSUN LADİK


Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; şehrin Amasya Hükümdarları'ndan HAVİK tarafından kurulduğu ileri sürülmekte, sonraları ismin Ladik olarak değiştirildiği bildirilmektedir.

Türk Kabileleri'nden olan Melik Alımcı Danişment Gazi'nin İladik Hatun ismindeki kızına izafeten Ladik denildiği ileri sürülmekledir. Yakın zamana kadar özellikle köylerdeki vatandaşlar ilçeye İLADİK veya İLEDİK demişlerdir.

Evliya ÇELEBİ'de şehrin ismiyle alakalı olarak "Amasya Kayserleri'nden "Havik" denilen zat yaptırmıştır. Çeşitli kimseler eline geçtikten sonra, Danişmentliler'den Melik Gazi gelip burayı fetheder. Kumandanlarından Selman Han: "Sancağı kale üzerine dikmeyelim" der. Melik Gazi: "La! (Hayır) Dik sancağı" der. Bunun üzerine, bu konuşma kalenin ismi olur: "Lâdik şehri kalesi' derler." demektedir.

Ladik, 1414 yılında, Canik Beyleri'nin Osmanlılar'a katılmasıyla birlikle Cumhuriyet dönemine kadar Sivas Sancağına bağlı Amasya Vilayeti sınırları içerisinde kalmıştır. Sık sık meydana gelen depremlerden dolayı tarihi kalıntıları görmek zordur.

İLKÇAĞ DÖNEMİ (M.Ö. 3000 - M.S. 375)

    1940-1941 yıllarında Türk Tarih Kurumu'nca Yük Tepe (Salur Tepe) ve Höyük Tepe'de yapılan araştırma ve kazılarda bulunan bulgulardan, Lâdik'in. İlk Çağ devrine ait bir yerleşim birimi olduğu tespit edilmiştir.

HİTİT DÖNEMİ (M.Ö. 1500 - 1200)
    Başkentleri bugünkü Çorum - Boğazköy dolaylarındaki Hattuşaş olan Hititlerin, Samsun İli sınırlarında yapılan kazı ve araştırma çalışmalarına göre bu bölgeye de hakim oldukları tespit edilmiştir. Lâdik Kalesi'nde yapılan kazı çalışmalarında da Hitit kalıntılarına rastlanması, Hititlerin Lâdik civarında hüküm sürdürdüklerini ortaya çıkarmıştır.

PERSLER DÖNEMİ (M.Ö. 550 - 332)

    M.Ö. VII. yüzyıl sonlarında orta batı İran Yaylası'nda bağımsız devlet kuran Med Oymakları, Asur Devleti'ni yıktıktan sonra Doğu Aanadolu'yu istila ederler.

Medler, İran'da kurulan Persler karşısında bozguna uğrayınca Persler, Karadeniz Kıyıları'ndaki yaylalara egemen olurlar. Bu arada "Samsun Kapadokya Askeri Valiliği" denilen büyük eyaletin sınırları içine yerleşirler.

Yaylalarda hakimiyet kuran Perslerin, Lâdik Yaylası'nda da yaşadıkları varsayılmaktadır.

OSMANLI DÖNEMİ

    Lâdik, 1414 yılında Kubatoğulları'nın Osmanlılara katılmasıyla, Sivas Sancağı'na bağlı Amasya İli sınırları içinde kalır. Bu arada Amasya'da valilik yapan şehzadelerin mesire yeri olarak tarihte yerini alır. Bir çok devlet büyüğünü ağırlar. Bu dönemde birçok tarihi eser yapıldı ise de büyük depremlerde bunların çoğu yıkılmıştır. Son Osmanlı kalıntısı olan bedesten ve çarşısı da 1943 yılında yıkılır.


    Deprem ve zamana bağlı olarak doğal yıpranmaların yanı sıra geçmişte tarihsel dokunun korunmasına yönelik olarak fazla ihtimam gösterilmemiş olması Ladik açısından bir talihsizliktir. Zira Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'ndeki "Şehzade Bayazid-i Veli Amasya'da mutasarrıf iken her sene altı ay gelip Lâdik'te kalırdı. Bu yüzden şehirde güzel bir has bahçe yapıp bırakmıştır ki hala bahçe ustası, kırk atlet bostancı hademesi ve korucuları vardır. Çayırı büyük mirahor tarafından korunur. Şehir merhum Sultan Ahmed Han'ın Validesi Bülbül Hatun'un vakfı olup ahalisi vergiden muaftır. Sivas Eyaleti Valisi tarafından dahi bu şehre adam gönderilip müdahale edilemez ifadelerinden anlaşılacağı üzere Osmanlı Dönemi'nde şehir bir anlamda korunmuş özel bölge statüsündedir.
GÜNÜMÜZ
    Günümüzde ise Ladik ilerleyen sayfalarda detaylarını da göreceğiniz kayak merkezi, göl ile ilgili yapılan yatırımlar ve Hamamayağı Kaplıcası'nın etkin tanıtımları sayesinde kendi kabuğuna çekilmişken ve sürekli göç veren bir ilçe olmaktan çıkarak bölgenin cazibe merkezi olmaya aday durumdadır. Bu sayede Ladik'in tarihindeki güzel günlerine zamanla dönmesi umulabilir. Nitekim aşağıdaki rakamlar bize o dönemlerde Ladik'in sosyal ve kültürel hareketlilik anlamda oldukça etkin olduğunu göstermektedir.       






                                         COĞRAFİ KONUM     





  

İlçe 36 (doğu) boylam, 41 (kuzey) enlem dereceleri arasında yer alır. İlçenin yüzölçümü 575 km2 olup, km² başına ortalama 38 kişi düşer. Rakımı 950 metredir. İlçede kara iklimi hüküm sürmekte olduğundan, kışlar uzun ve sert, yazlar ise serin geçmektedir.

a. Dağları


Engebeli bir araziye sahip olan Lâdik'in güney bölümünde, bir kısmı Amasya İli sınırları içerisinde uzanan, Akdağ bulunur. Dağın en yüksek yeri Soğanlı Köyü civarındaki uzantısıdır. Buradaki yükseklik ortalama 1370 metredir.

İlçenin kuzeyinde Ahmetsaray ve Salur Köyü hudutlarından başlayarak, Karaabdal Köyü ve Karaabdal Deresi hudutları içerisinde devam eden Canik Dağları uzanır. Burası Kavak-Lâdik ilçe sınırını oluşturur.

Hamamayağı'ndan başlayarak Ayvalı, İnkaya, Aslantaş Köyleri civarında "Çiğdem Tepe" adını alan, ortalama 970 metre yüksekliğe sahip olan tepelikler ilçe arazisini ikiye ayırır ve Destek Boğazı'nda Akdağ ile birleşir.

b. Akarsuları

İlçenin en önemli akarsuyu Yeşilırmak'ın bir kolu olan Tersakan Çayı'dır. Tersakan Çayı Lâdik Gölü'nden doğar. İlkbahar ve kış mevsimlerinde, bol su ile, kendisini besleyen Kürtlü Deresi'ne karışarak Yeşilırmak'a ulaşır. Ters akışından dolayı "Tersakan" adını almıştır.

c. Gölleri


(1). Ladik Gölü

Ladik  Gölü ilçenin en büyük doğal gölüdür. 262 hektarlık bir alana sahip olan gölün bir kısmı sazlık ve bataklıktır. Üzerinde, yüzen adacıklar (torf madeni) bulunmaktadır.

Devlet Su İşleri göl yatağının ıslahı çalışmaları için 1933 yılında çeşitli incelemeler yaparak, 1951 yılında Kıranboğaz ve Mazlumoğlu Köyleri arasında bir regülatör yaptırmıştır. Böylece göl suyunun seviyesi 3.10 metre yükseltilmiş ve su toplama kapasitesi 8.500.000 metre küpe çıkartılmıştır.

Daha sonra gölün kenar kısmı yükseltilmiş; 837.6 hektar alan içersinde su toplama kapasitesi 45.000.000 m3'e ulaşmıştır. Bu sayede toplanan sularla Suluova İlçesi Yedikır Barajı'nı besleyerek, 88.000 dekar alanı sulayacak duruma gelmiştir.




                                                     İLÇEMİZİN HARİTASI